TRG Blog Yazısı

Teknoloji Rejenerasyon Girişimi

Teknoloji Araştırma Geliştirme Yazılım Mühendislik Danışmanlık ve Ticaret Limited Şirketi

İş Ekosistemlerinin Geçmişten Geleceğe Projeksiyonu- 2

Dijital İş Ekosistemi, yapısal olarak birleşmiş ve birlikte gelişen dijital ekosistem ve iş ekosisteminden oluşmaktadır.

İş Ekosistemlerinin Geçmişten Geleceğe Projeksiyonu- 2

Dijital İş Ekosistemi, yapısal olarak birleşmiş ve birlikte gelişen dijital ekosistem ve ekosisteminden oluşmaktadır.

Dijital ekosistemler ağı, küresel ekonomiye, KOBİ'lere ve daha az gelişmiş veya uzak bölgelere katılım fırsatları sunmaktadır. Bu yeni dinamik iş etkileşim formları, dijital ekosistem teknolojilerinin sağladığı iş dünyası arasındaki küresel iş birliğinin ve yerel ekonomik büyümenin destekleyicisi olmaya başlamıştır.

Ekosistem aktörleri, endüstriyel çağdan bilgi çağına kadar önemli ölçüde değişmiştir. Teknolojik evrimlerin çevikliği nedeniyle tipik olarak ilk harekete geçen KOBİ'lere yeni endüstriler doğurmuştur. Bu endüstrilerde, KOBİ’ler (çevik olanlar), çok kısa bir süre içinde, endüstri lideri haline gelme yeteneğine sahip oldular.

Bunu kişisel bilgisayar işletim sistemlerinde gördük. Bağlı dijital dünyada, bu ilk hamle bu şirketler için çok avantajlı oldu. İlk hamle, daha küçük aktörlerin rekabeti için neredeyse imkânsız hale gelen, birçok güçlü bağlantılar ile güçlü bir merkez olmayı başardılar.

İnternet, dijital ekosistemler için sağlanan bir ağ olarak, önceden belirlenmiş bir yapıya sahip olmayan ve rastgele bir şekilde genişleyen bir ağ olarak tanımlanabilir.

Yeni düğümler (bilgisayarlar) sürekli olarak kendilerini ağlara bağlar ve diğer bilgisayarlara bağlantılar ile büyür. Ekolojide bu ağın topolojisine güç kanunu dağılımı (Power Law Degree Distribution – Scale free network) denmektedir. Çoğu zaman birkaç düğümün sadece birkaç bağlantıyla varlığını sürdürdüğü halde, çoğu zaman birkaç düğümün çok sayıda bağı çekecek şekilde evrimleştiği anlamına gelir.

Güç kanunu özellikle, sayfa bağlantılarının diğer sayfalara ve dolayısıyla internet sitelerine bağlantı görevi gördüğü dünya çapında ağ (WWW) için geçerlidir. Bu, çok sayıda bağlantıya sahip düğümlere ve onlara sahip olan şirketlere, ağda orantısız bir güç verdi. Tabi bunu da ilk çevik şirketler büyük merkezler haline gelmek için çok öncesinden başardı.

Artık sektördeki KOBİ'lerin merkez (çekim gücünde) olma şansı çok az. Maalesef sektörde yer edinme gittikçe zorlaşmaya başladı. Eğer bir KOBİ tesadüfen sektörde yer edinme ve büyüme eğilimi göstermeyi başarırsa, kartel şirketler tarafından hemen satın alınır ve mevcut merkeze entegre edilir.

Böyle bir ortamda, ilk önce harekete geçenler konumlarından yararlanır ve kendilerini endüstri lideri olarak kurmaya çalışırlar. Bu nedenle sürekli olarak ya endüstri standardını belirlemeye ya da önerilen standartları kendi avantajlarına göre değiştirmeye çalışırlar. Yani burada iki farklı problem görüyoruz: Birincisi, merkezlerin hâkim olmaya çalıştığı ağların yapısı, ikincisi ise bu ağlarda çalışacak uygulamaların yaratılması için belirlenen standartlar sorunudur.

Diğer bir zorluk da farklı işletmelerin bilgi sistemlerinin ağ üzerinden koordinasyonudur. Önerilen ve takip edilen ideal çözüm, farklı uygulamalara, ekipmana ve teknolojilere sahip farklı işletmelerin birbirleriyle sorunsuz ve etkin bir şekilde iletişim kurmasına olanak sağlayan mekanizmalar oluşturmaktır. Başlıca oyuncular ve diğer kuruluşlar tarafından geniş çapta araştırılan çözümlerden biri, Servis Odaklı Mimari (SOA) olmuştur. Ancak bunun, her şeyden önce bir zihinsel gelişim veya gelişim felsefesi olduğuna dikkat edin lütfen.

Bu nedenle, SOA kavramı uzun süreden beri olmasına rağmen, web servisleri konseptinin ortaya çıkmasına kadar büyük yazılım geliştiricileri ve satıcıları için ilgi çekici hale gelmedi. SOA'nın en büyük vaadi, uygulama yaratmanın marjinal maliyetinin sıfır olmasıdır. Ancak, yazılım üreticisi merkezi şirketler sıkı protokoller ve kendine özgü yazılımlar ile bu sıkı eşleşme gerekliliğini engellediler.

Dijital ekosistemlerle   ilgili diğer önemli kaygılar, Internet 2.0 denen yeni nesil uygulamalar tarafından gündeme gelmiştir. Belirsiz güvenlik ve güvenlik önlemlerinin yanı sıra, dijital ekosistem   iş modelleri geleneksel iş ortamlarına uyumlanamamıştır.

Sonuç olarak, bu büyük üreticilerin biçimlendirici yaklaşımları, KOBİ'lerin ve mikro işletmelerin dijital ekonomiye dahil edilmesinde önemli engeller sunmaktadır. Ayrıca, açık inovasyonunun önündeki büyük engeller olarak da görülmektedir.

Turgut Haspolat

20 Yıl BİT Sektör Deneyimi | 10 Yıl Uluslararası şirketlerde dijitalleşme, dijital teknolojiler mimari deneyimi | Semantik Teknolojiler, Ontoloji Mühendisliği AR-GE Deneyimi | Veri Merkezleri İş Sürekliliği Uygulamalı Deneyimi | Uluslararası seviyede “Dijital İnovasyon” alanında “Düşünce Lideri” ünvanı | Kurumsal Bilgi Yönetimi konusunda akademik çalışma

Yazar Hakkında
Blog Yazısını Paylaşın
YORUM GÖNDERİN
Blog Yazılar (22)
MESAJ GÖNDERİN

Merak ettiğiniz tüm konularda bize yazabilirsiniz! Size nasıl yardım edebiliriz?

veya iletişim sayfasına gidin
HATA! Tüm alanları doğru formatta girdiğinizden emin olun.
Gönderiniz iletildi. Teşekkür ederiz!