TRG Blog Yazısı

Teknoloji Rejenerasyon Girişimi

Teknoloji Araştırma Geliştirme Yazılım Mühendislik Danışmanlık ve Ticaret Limited Şirketi

İş Ekosistemlerinin Geçmişten Geleceğe Projeksiyonu- 1

İş ekosistemi kavramı ilk kez 1993 yılında James F. Moore’un “Rekabetin Yeni Ekolojisi” (1993) makalesinde tanıtılmıştı.

İş Ekosistemlerinin Geçmişten Geleceğe Projeksiyonu- 1

İş ekosistemi kavramı ilk kez 1993 yılında James F. Moore’un “Rekabetin Yeni Ekolojisi” (1993) makalesinde tanıtılmıştı.

İş ekosistemi   metaforu, iş ortamını “iş dünyasının organizmaları” olan örgütleri ve bireyleri birbiriyle etkileşimde bulunan ve bir kurum tarafından desteklenen ekonomik bir topluluk olarak tanımlamak için kullanılır.

Ekonominin ekolojik düşünce ile bu karşılaştırılması, sadece iş ekosistemindeki çeşitli aktörlerin rolleri ve birbirine bağlılığı konusundaki anlayışımızı geliştirdiği için değil, aynı zamanda bu sistemlerin artan bağlanabilirliğini ve karmaşıklığını açıklamasından dolayı, son derece alakalı ve faydalı olarak görülmüştür.

Elbette, bir ekonomi, doğrudan ya da dolaylı olarak birbirine bağlı birçok küçük sistemden oluşan ulusal bir iş ekosistemi olarak düşünülebilir. Artık endüstri dediğimiz şey ya kendi başına bir ekosistem ya da daha büyük bir sektörün parçası olarak düşünülebilir. İş ekosistemleri birbirine bağlı organizmalar (işletmeler, tüketiciler, hükümet ve diğer paydaşlar) ile şekillenir ve gelişir.

Nispeten yakın zamana kadar, yeni teknolojilerin yayılma ve adaptasyon oranı oldukça yavaştı. Hızlı iletişim eksikliği bu yavaş yayılma oranının arkasındaki nedenlerden biriydi. Ancak, sanayi devrimi (1760-1840) kıtalar arasındaki mesafeyi azaltmıştır. Buhar motorlarındaki gelişmeler (buharlı lokomotifler, 1804), 1830'larda telgraf icadı ve daha sonra 1860'lardaki telefon keşfi, şehirler, ülkeler ve kıtalar arasındaki mesafeleri etkili bir şekilde azaltmıştır. Mesafedeki bu azalma, üreticilerin üretim kapasitesini artırmalarına ve şirketlerin büyümesine yol açarak yeni pazarlar açmıştır.

Seri üretim birçok şirketin daha önce hiç görülmemiş bir oranda hızla büyümesine ve gelişmesine izin verdi. Ford, General Motors, Standard Oil Company vb. şirketler, birçok küçük ülkenin GSMH'siyle eşleşen ölçekte çok büyük şirketler haline geldiler.

Bu çağda rekabet, genel olarak, egemen veya obur olarak görülüyordu. Büyük çaplı rakipler arasındaki fiyat rekabeti karları karşılıklı olarak yıkıcı hale getirdi ve fiyat rekabetini ortadan kaldırmak için tasarlanan diğer tekelci örgütlenme biçimlerine döndü.

Bu da kuruluşlarının iç verimliliğini artırmaya konsantre olmalarını sağladı. Bu iç verimliliğin bir kısmı, ölçek ekonomilerine odaklanarak, yani seri üretim kullanarak rakiplerden daha hızlı, daha iyi ve daha ucuz bir ürün üretmeyi sağladı. Rekabet yoğunlaştıkça ve pazarlama ile müşteri talebi daha önemli hale geldikçe, bu şirketler odağını kapsam ekonomisi olarak değiştirmeye başladı.

Ancak bilgi çağına girdiğimizde, kurallar ve oyun alanı büyük ölçüde değişmeye başladı.

Turgut Haspolat

20 Yıl BİT Sektör Deneyimi | 10 Yıl Uluslararası şirketlerde dijitalleşme, dijital teknolojiler mimari deneyimi | Semantik Teknolojiler, Ontoloji Mühendisliği AR-GE Deneyimi | Veri Merkezleri İş Sürekliliği Uygulamalı Deneyimi | Uluslararası seviyede “Dijital İnovasyon” alanında “Düşünce Lideri” ünvanı | Kurumsal Bilgi Yönetimi konusunda akademik çalışma

Yazar Hakkında
Blog Yazısını Paylaşın
YORUM GÖNDERİN
Blog Yazılar (22)
MESAJ GÖNDERİN

Merak ettiğiniz tüm konularda bize yazabilirsiniz! Size nasıl yardım edebiliriz?

veya iletişim sayfasına gidin
HATA! Tüm alanları doğru formatta girdiğinizden emin olun.
Gönderiniz iletildi. Teşekkür ederiz!